Fransız İdari Yargısında İptal Kararının Zaman İçindeki Etkilerinin Düzenlenmesi

İdari işlemin yargısal iptalinin geriye etkili olması ve işlemi tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırması, bazı durumlarda, hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturacak şekilde hukuki boşluk oluşmasına yol açabilir. İdari işlem iptal edildikten sonra idare, aynı sonuçlara tekrar ulaşmak için aynı işlemi hukuka uygun şekilde bir kez daha tesis edebilir. Ancak, ilk idari işlemin tesis edildiği an ile yeni idari işlemin tesis edildiği an arasında etkiler ortadan kalkmış olur ve bazı durumlarda oluşan bu boşluk kamu yararı veya kamu düzeni bakımından oldukça zarar verici sonuçlara yol açabilir.

Fransız idare hukukunda bu zararların bertaraf edilmesini sağlamak üzere iptalin geriye etkililiği ilkesine istisna oluşturulabileceği yönünde içtihat geliştirilmiştir. İptalin zaman içindeki etkilerinin sınırlanması ya da düzenlenmesi (modulation dans le temps des effets de l’annulation) olarak adlandırılabilecek bu yöntemin benzeri, anayasa yargısında da bulunmaktadır[1].

Fransız Danıştayı bu çözümü, 2004 tarihli “Association AC! ve diğerleri” kararında[2] ortaya koymuştur. Davaya konu olayda, Association AC! ve diğer başvurucular, işsizlik sigortasıyla ilgili düzenlemeleri içeren bakanlık kararlarının iptalini talep etmiştir. Fransız Danıştayı, bu kararların hukuka aykırı unsurlar içermesi nedeniyle iptalinin gerektiğini tespit ettikten sonra, iptal kararının etkilerine dair bir değerlendirmede bulunarak bir ilki gerçekleştirmiştir. Buna göre, işlemin iptalinin veya yürürlükte olduğu sırada yarattığı etkinin açıkça aşırı sonuçlara yol açtığı saptanırsa geriye yürümeye bir istisna getirilebilir. Fransız Danıştayı, bu kararında, ilgili düzenlemelerin iptalinin geriye yürümesi halinde, işsizlik sigortası uygulamalarında ciddi belirsizlik ve karışıklık risklerinin olduğunu değerlendirmiştir. Bu nedenle, iptalin zaman içindeki etkisini sınırlandırarak idareye oluşacak boşluğu doldurması için zaman tanımıştır. Karara göre, idari yargı mercii bu yöntemi kullanırken, tarafların idari işlemin hukukiliğiyle ilgili ileri sürdükleri tüm gerekçeleri dinlemeli ve kamu düzeninden olan tüm unsurları incelemelidir. İşlemin iptalinin geriye yürümesinin sonuçları ile kanunilik ilkesi ve etkili başvuru hakkı arasındaki dengenin gözetilmesi gerekir[3].

İptalin zaman içindeki etkisinin düzenlenmesi yöntemi, Fransız idari yargısının son dönem kararlarında da yerini almakta, idari yargı mercii somut olayın özelliklerine göre bu yöntemin kullanılıp kullanılamayacağına karar vermektedir[4]. Ancak bu yöntemin istisnai olduğu ve yalnızca zorunlu hallerde kullanılabileceği unutulmamalıdır[5]

Bu yargı kararları ile idarenin devamlılığı ya da verimliliği, yasallık ilkesine üstün gelmektedir. Bunun amacı, idarenin söz konusu işleminin iptaliyle ortaya çıkacak kamu hizmet gerekliliklerine aykırı ağır sonuçlara engel olmaktır. Bu bakımdan, kamu yararı için iptalin etkisinin değiştirilmesi gerekli olabilmektedir. Diğer yandan, kamu hizmeti gereklilikleri, bu yöntemin uygulanmasında tek gerekçe olmaya yetmez. Dava konusu idari işlemin niteliğinin de bu yöntemin uygulanmasına uygun olması gereklidir[6].

Association AC! içtihadı, yani iptal kararının etkilerinin zaman içindeki etkisinin düzenlenmesi yöntemi, Fransız idari yargısında, ciddi eleştirilere neden olacak derecede yaygınlaşmıştır. Öyle ki, idare, iptal davasına konu olan işleminin hukukiliğini ispatlamaya çalışmamakta, iptalin etkilerinin zaman içindeki değiştirilmesi yöntemine güvenerek dava süresince hareketsiz kalabilmektedir[7]. Bu durum, hem hukuka bağlı idare ilkesini hem de bireyin idari yargıya olan güvenenini zedeleyerek hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturur. Bu nedenle, söz konusu yöntem kamu yararı için oldukça verimli görünse de, istisnai olarak kullanılması gerektiği unutulmamalıdır.

                                                                                                                      Deniz Bilgehan

Öneri: Konuyla ilgili kapsamlı bir Fransızca kaynağa başvurmak isteyenler Dr. Özge Aksoylu Ürger’in 2011 tarihli “La conciliation par le juge de la legalité et de la securité juridique comparaison franco-turque” başlıklı doktora tezine Galatasaray Üniversitesi Kütüphanesi’nden ulaşabilir.


[1] Bkz. Pınar Dikmen, “Anayasa Yargısında İptal Kararlarının Geriye Yürümesinin Anlamı ve Anayasa Konseyinin Kararlarından Seçme Örnekler”, https://publicisteturc.org/anayasa-yargisinda-iptal-kararlarinin-geriye-yurumesinin-anlami-ve-anayasa-konseyinin-kararlarindan-secme-ornekler/

[2] CE, 11/05/2004, Association AC!, no: 255886, 255887, 255888, 255889, 255890, 255891, 255892 (Association AC!).

[3] CE, Association AC!.

[4] Cour administrative d’appel de de Lyon, 6ème chambre, 27/06/2019, no: 17LY03971; Cour administrative d’appel de Paris, 3ème chambre, 23/06/2020, no: 18PA01240; Cour administrative d’appel de Lyon, 4ème chambre, 15/01/2020, no: 17LY01915.

[5] CE, 12/12/2018, 3ème et 8ème chambres réunies, no: 409449.

[6] Bertrand Seiller, « Précisions sur l’obligation d’exercer le pouvoir réglementaire », AJDA, 2004, p. 761, bkz. dalloz.fr.

[7] Bertrand Seiller, “Assez d’AC!”, AJDA, 2018, S. 17, s. 937, bkz. dalloz.fr.

Bu yazı Kamu Hukuku Yazıları kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir