Görev halindeki kolluk kuvvetlerinin kimliğini kötü niyetli olarak ifşa etme suçu, Anayasa Konseyi tarafından anayasaya aykırı bulundu.

CC, Décision n° 2021-817 DC du 20 mai 2021

            Anayasa Konseyi, 20 Mayıs 2021 tarihinde verdiği kararında, kolluk kuvvetlerinin yetkilerini kapsamlı bir şekilde genişleten “Özgürlüklerin Korunmasına Yönelik Küresel Kanun’un bazı maddelerini anayasa aykırı buldu.

            Kanun, kolluk kuvvetlerine, gözaltına alınan kişileri belirli koşullarda ve belirli amaçlarla video ile gözetleme ve kamuya açık alanlardan insansız hava araçları vasıtasıyla elde edilen görüntüleri işleyebilme yetkisi tanımaktaydı.

            Kanun’un en tartışmalı maddesi ise görev halindeki kolluk kuvvetlerinin kimliğini kötü niyetli olarak ifşa etme suçu altında yeni bir suç tipi ihdas eden 52. madde oluşturmaktadır. Söz konusu maddeye göre, görev başındaki kolluk kuvvetlerinin fiziksel veya zihinsel bütünlüğüne zarar verme amacını taşıyarak bunların kimliğinin belirlenmesine yönelik “provokasyonda” bulunan kişiler, beş yıllık hapis cezası ve 75.000 avro para cezasına çarptırılacaktır.

            Anayasa Konseyi, Anayasanın 34. maddesi ve 1789 tarihli Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisinden kaynaklanan “suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin” bir gereği olarak yasayıcının, suçların ve bunlar için öngörülen cezaların, keyfiliği engelleyecek şekilde yeterinde açık ve kesin ifadelerle tanımlama yükümlülüğü altında bulunduğunu hatırlattı.

            Konsey kararda, başta ihdas edilen suçun “kasıt” unsuru olmak üzere kurucu unsurlarının gerekli yeterlilikte tanımlanmadığına; provokasyon amacıyla bir polis memurunun kimliği ifşa edildiği varsayımında, failin kolluk kuvvetlerinin fiziksel veya zihinsel bütünlüğüne zarar verme kastı taşıyıp taşımadığının belirlenmesinin zorluğuna dikkat çekti. Daha net bir ifade ile görev esnasındaki bir polis memurunun görüntüleyen bir vatandaşın bu kastı taşıyıp taşımadığını belirlemek oldukça zor ve farklı yönlere çekilebilir nitelikte olduğundan, bu yönüyle suçların ve cezaların kanuniliği ilkesi ile çelişmektedir[1].

            Nitekim Anayasa Konseyi tarafından anayasaya aykırı bulunan bu hüküm, doktrinde, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik büyük bir engel olarak görülmekteydi[2].


[1] Emmanuel Derieux, L’infraction d’identification malveillante d’agents des forces de l’ordre est contraire à la Constitution, 21.05.2021, Lextenso, https://www.actu-juridique.fr/ntic-medias-presse/linfraction-didentification-malveillante-dagents-des-forces-de-lordre-est-contraire-a-la-constitution/

[2] Daha fazla bilgi için bkz. Dominique Rousseau, Si la France n’est pas un régime policier, c’est la faute à la Constitution !, 22.05.2021, Liberation, https://www.liberation.fr/idees-et-debats/tribunes/si-la-france-nest-pas-un-regime-policier-cest-la-faute-a-la-constitution-20210522_PH7RYUWH4BAJTMEP2C3D427WU4/

Bu yazı Güncel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir